Beslenmenin yalnızca tabakta olmadığını fark ettim.
Ne yediğimiz kadar, neden yediğimizin, nasıl düşündüğümüzün ve kendimizle kurduğumuz ilişkinin de önemli olduğunu gördüm.
Beslenme ve diyetetik eğitimim boyunca beslenmenin biyolojik yönünü öğrenirken, psikoloji eğitimim bana insan davranışının ve duyguların bu sürecin ne kadar önemli bir parçası olduğunu gösterdi. Zamanla bu iki alanın aslında birbirinden ayrı düşünülemeyeceğini fark ettim.
Mesleğe başladığımda, beslenme konusunda en önemli şeyin doğru listeyi hazırlamak olduğunu düşünüyordum. Zamanla fark ettim ki, en iyi hazırlanmış beslenme programı bile hayatımıza, ihtiyaçlarımıza ve gerçekliğimize uyum sağlamıyorsa uzun vadede sürdürülebilir değil.
Bir diyetisyen ve psikolog olarak amacım, yalnızca size ne yemeniz gerektiğini söylemek değil; beslenme davranışlarınızı anlamanıza, size uygun alışkanlıklar geliştirmenize ve bunları günlük hayatınızda sürdürebilmenize eşlik etmek.
Benim için önemli olan; bedeninize iyi bakarken hayatınızdan da keyif alabildiğiniz bir denge kurabilmeniz.
Beslenmeye bakışım
- ♥ Bilimsel bilgi, kişiye özel yaklaşım.
- ♥ Kısıtlamalardan çok, farkındalık ve denge.
- ♥ Bedenin ihtiyaçlarına saygı duyan alışkanlıklar.
- ♥ Kısa vadeli sonuçlardan çok, sürdürülebilir değişim.
- ♥ Yalnızca ne yediğini değil, kendinle ve yemekle kurduğun ilişkiyi de önemsemek.